31 Ocak 2007 Çarşamba
Hayalet Şehir
Simon Kuper'in aynı zamanda kitabının da başlığı olan çok güzel bir deyişi var: Futbol Asla Sadece Futbol Değildir!
Yani bize sadece 11 er adamın karşılıklı top koşturması gibi gelen futbolun, arkasında çok farklı dinamiklerin olduğunu, sıradan taraftarlar, fanatikler, holiganlar, şikeler, hesaplar, mafyalar, transferler, sloganlar, kentler, düşmanlıklar, showlar, simgeler velhasıl koca bir futbol endüstrisini çeviren devasa çarkları da hesaba katmamız gerektiğini anlatan müthiş bir deyiş.
Şimdi bu başlıktan bir benzetme yapacak olursak artık hepimiz biliyoruz ki BARAJ ASLA SADECE BARAJ DEĞİLDİR!: Göçeden insanlar, kaybolan çevre, değişen iklim, trajediler, para mafyaları, büyük inşaat grupları, konsorsiyumlar, hileler, ihaleler, siyaset ve uluslarası aktörler v.s. Şimdi burada meseleyi kazıdıkça, her geçen gün yeni bir boyutunu yakalıyoruz Yusufeli barajının. Şimdi ben kendi payıma bakıyorum da, on yıl önce bildiklerim bu on yıllık sürede öğrendiklerimin onda biri bile değilmiş; ama eminim daha büyük bir tablonun ise halen daha az bir kısmını görebiliyoruz. Fırsat buldukça, iki dilde sürekli yeni taramalar yapıyorum internette, bazılarını geçmişte paylaştım, bir kısmı kişisel arşivimde duruyor ve her yeni bilgiyle karşılaşınca bir öncekileri de ister istemez kurcalıyorum ve büyük tablo biraz daha netleşmeye başlıyor.
Evet bir süredir Çoruh vadisindeki madenler, uzun vadeli projeler, çıkar grupları ve bunların barajlar silsilesiyle özellikle de Yusufeli Barajıyla olan ilişkisini çözümlemeye çalışıyorum. Peşinen şunu söyleyeyim ki, barajlarla madenler arasındaki bağı, ilerde biraz daha net görmeye başlayacağız ki, bu da yeni bir tartışma düzlemi çıkaracak ortaya. Bundan önce bir kaç yazı okumuştum, bölgenin maden yapısıyla ilgili. Çalışmaların bir kısmını da Yusufelinde bizzat görme imkanım oldu, ama görünen tarafı, işin görünmeyen tarafının çok çok az bir kısmı. Meğer, uluslararası maden çevrelerinde bir zamandır Yusufeli vadisinin ismi de geçiyormuş ama biz nasıl olduysa es geçmişiz bu süreci. Geçen Ekim ayında yayınlanan İngilizce Loeb&Aron Co. Limited şirketinin bir bülteninde Yusufeli barajı ve madenlerle ilgili bir yazıya rastladım. Tamamını fırsat bulup çevirince gönderirim ama özetle, yazı bölgedeki madenlere, Cominco şirketine ve barajdan bu madenlerin etkilenme durumuna dikkat çekiyor. Yazının satır aralarında önemli bilgiler var:
Anlıyoruz ki uluslararası maden firmaları, barajcılarla bir şekilde temas kuruyor ve projenin istekleri doğrultusunda bir takım değişikliklere gitmesini sağlamaya çalışıyorlar. İşin ucunda müthiş bir ekonomik ve uzun vadeli rant sözkonusu olduğu için bu çıkar gruplarının hükümeti bir şekilde kendi istekleri doğrultusunda hareket etmeye zorlayacakları çok açık. Özetle öyle bir baraj sonrası Yusufeli planlanıyor ki "ne şiş yanacak ne kebap", sadece bölge boşaltılacak, bir süre sonra yeni ilçe yeri dağılacak ve koca vadide sadece takibini kimsenin pek yapamayacağı düzenlemelerle sondajlar çalışacak. Aşağıya ingilizce bilen arkadaşlar için linkini verdiğim yazıda ilginç bir örnek var arkadaşlar. İspanyanın kuzeyinde aynen bizim Yusufeli ölçeğinde tarım arazisi yıllar önce su altında bırakılıyor, ve ilçe yakındaki bir bölgeye taşınıyor. Fakat zaman içinde bir kaç yerli aile hariç herkes terkediyor, makalenin yazarı bizzat gidip gezdiği bu kasaba için HAYALET ŞEHİR tanımlaması yapıyor: insansız ve kesif bir melankoli kokan şehir!
Ne dersiniz, Üşüktepe-Öküzyatağı vesair adlarla taşınması planlanan coğrafyada kurulacak bir Yusufeli, hayalet şehrin ta kendisi olmayacak mı: insansız, tarımsız, yaşamsız bir küçük şehir, her an terkedilmesi beklenen hayalet şehir.. Korku filmi gibi belki, ama korkularımızın üzerine gitmekten başka çaremiz kalmadıysa, korkmadan ve henüz zaman varken bu kabusu bertaraf etmemiz gerekiyor.
Ve bir kere daha kalbimin en derinliklerinden gelen sesi size de söyleyeyim, evet bu baraj asla sadece basit bir baraj projesi değil ve bu baraj A-S-L-A G-E-R-Ç-E-K-L-E-Ş-M-E-Y-E-C-EK!
Meraklısına: www.minesite.com/fileadmin/content/pdfs/medRes131106.pdf -
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
1 yorum:
Yusufeli insanının, yıllardır kendisine kabus yaşatan hayaletleri bertaraf edeceğine inanıyorum. Sizi de bu yoldaki katkınızdan dolayı tebrik ederim.
Yorum Gönder